- Sıla konseri

ne güzel, evde oturuyorum. madagaskar penguenlerine yarılmakla meşgulüm. 
evden çıkmak ne yi me!


yaşlandım ben.
valla bak.
topuklu giymeden çıkmamayı biliyorsam, sızlayan ayaklarıma da susmayı bilicem sanırım.
bir telefonla tüm plan değişti ve Sıla dinlemeye gittik.
Emre.. canım. senle konuştuk ya bu gün, bana evleniyorum dediğin gün burayı açıp okutucam sana.
Beklediğin gün gelicek ve biz hakkını vere vere göbek atıcaz! Düğünün o kadar güzel olacak ki inanmayacaksın evlendiğine.. senin "m" benim "a" gibi değil. ben vazgeçtim ama "m" senden vazgeçmez. sen bana bakma :}


bi de, artık şunu fark ettim.Ne zaman Sıla dinlesem, evde ya da konserinde, yıl benim için 2005. ötesi yok. 
Mekandan çıkayım, ya da şarkı bitsin, anında bu güne dönüyorum da, şarkılar beni kitliyor.
iyi mi kötü mü dersek.. bilmiyorum.  gülmeyi unuttum, kendimi dinlemekten :}


gece bombaları bununla bitmedi tabi.
topçu'da mercimek çorbasına doyarken, telefonumum çalması ve karşımdakinin" çok el ele dolaşma!" demesi, ve benim karşılık olarak, "kaç senelik dostum, ister elini tutarım ister başka yerini, sana ne!" demem de, ortalama 26 saat önce yaptığım remove from friends işleminde ne kadar haklı olduğumu kanıtladı bana.


sen kimsin?
hiç kimse.
bye.


bu kadar da değil!
sevgilim aradı. ilk lafı "alo" ikinci lafı "hayırlı geceler" oldu. yani ayrılmış iki medeni insan gibi konuşmaya başlayacaktık ama, ben arabaya binicez diye kapattım ve böylece gelişecek olan diyaloğu kaçırdım.


ilişki bana göre değil mi, ben mi ilişkiye göre değilim diye soruyorum kendime.
sonra bunların kim yüzünden olduğu geliyor aklıma.. neden? çünkü şu an da Sıla dinliyorum :}
e o zaman:

En doğru zaman,canın istediği zaman.
Anlaştığın zaman, kendinle...

  © Her saçmalık kendi hayatımda yaşanmıştır.

Bundan sonra hep böyle Eyvallah