-D/shiN
Tam da yitip giden lise yıllarımı hatırlatıyordu istemeden bana pis şişko kepçe, yaşlandın artık diyerek, kapıdan "dshin" in başı D girdi içeri.. Nasıl da kucaklaştık, nasıl da özlemişiz birbirimizi tanrım..
Hemen itiraf ettim, son zamanlarda hayırsızdım affet, diye.
Gülümsedi.
-Saçmalama!
Bir saat bize o kadar kısa geldi ki, halbuki sigaralar daha yeni sönmüştü. Benim zehirdaşım-otlakçım, bir o bir ben sigara içerdik sadece. Ondan babam sevmez Didem'i ; " O başlattı di mi sigaraya seni!" derdi hep.
Ah babalar.. Onlardan da konuşuldu..
-Senin yıllarca neler çektiğini, ben yeni anlıyorum, dedi
-Keşke anlamıyor olsaydın hala bebeğim, dedim, saçlarında gezerken ellerim.. Ne biçim de özlemişim.. Kıyamam ben kroliçeme, saç rengi hariç, hala saf, hala akılsız sevimsiz kadınım..Hala da evlenememiş ahahaha :}
-Ne zaman evlenicen kızım sen, senin yüzünden iddayı kaybettim, önce sen gidersin demiştim, Sevda yaza gidiyo!
-Ya bırak daha ne evlenicem, karışanım yok edenim yok, beklesin bi-iki sene daha hayatımı yaşasam ya..
Hayallerimiz geldi aklıma.
Yaşamak istediğimiz hayatların kurulmuş hayalleri.
Ve bir anda hocaya yakalanmadan birbirmizle haberleşmek için, harcadığımız efor geldi aklıma,
küçük kağıtlar...
Hoca arkasını döndüğünde birbirine küçük kağıtlar fırlatan, beş liseli kız çocuğu..
Ve beş kurulmuş ama gerçekleştirilememiş hayal.
Ne biçim de özlemişim.. Tam da giderken şarkı başladı, "bir anda.. bir anda, bir anda..."



