çok özlüyorum.

Bazen seni çok özlüyorum.
Sorsan herkes herkesi eşit ve çok seviyordu ama biz seninle daha özeldik. Sen de biliyorsun.

Hayatlarımızda bir süre misafir olunca, "biz hiç ayrılmayız, ölene kadar yan yanayız" demiştim.
Güzel de gidiyorduk, aslına bakarsak yılları da devirmiştik.  Nasıl da yanılmışım..

Bazen merak ediyorum, hiç özlemiyor musun beni diye.. Hayatındaki iyi günlerin sikimde değil de, kötü günlerinde hep vardım, bari o zaman geleyim aklına?

Ömrüm senin hatalı oluşlarını alttan alıp, yok saymakla geçti ama bir kere olsun şikayet etmedim, çünkü sen böyleydin. Kas kafalı, kinci, inatçı bir maldın ve seni bu halinle seviyordum.

Bazen seni çok özlüyorum.
Bazı günler sana çok ihtiyacım oluyor.
Bir şey yapmana gerek yok, manikürsüz parmaklarını saçımda dolaştırsan, bir süre sonra dayanamayıp sana "git törpüyle makası getir allahın cezası" desem keşke.

Düşünsene.. 14 yaşındaydık.
İlk sırlarımızı birbirimize söylemiştik. Bu bir denk gelme değildi, bir seçimdi. Yargılamayacağımızı ve birbirimizi anlayacağımızı biliyorduk, öyle de oldu.
Hatice'nin bir lafı vardı" Arkadaşlık ispiyonlamayı gerektirir!"
Beşimizin arasındaki kimyaya mükemmel bir çözümdü, ama biz seninle birbirimizi hiç satmadık, kimselere sırlarımızı söylemedik.
Ve ortaya çıkan olaylarda birbirimizin arkasında durduğumuz için hiç utanmadık, hiç pişman olmadık.
İyi ki yaptık.

Ve şimdi bir kızın var, ben bir kere kucağıma alamadım bile.
Böyle söz vermemiştik birbirimize.

Keşke bu kadar değişmeseydin, keşke bizi kurtarmak için bir şey olsaydı ellerimde. Keşke bizi öldürmeseydin be kızım.. ben seni bazı günler çok özlüyorum kroliçe.

  © Her saçmalık kendi hayatımda yaşanmıştır.

Bundan sonra hep böyle Eyvallah