Sen teklif et, ben hayır derim.

Ay Haspam!
Selam evribodi.


Kuzey Güney'i izlemiyorum da, fragmandan olanı biteni takip ediyorum. (YALANDAN ÖLDÜ!)

Bu hafta ki bölümüne değinmek istiyorum açıkçası. Çünkü  "kahrolsun güney yaşasın kuzey!", "Allahım cemre ve kuzey mutlu olsunlar yeaaa" cıların içten içe uzun zamandır beklediği bir bölümdü.
Kuzey, Cemre'ye evlenme teklif etti.
Adam çıkma teklif etmeden bodosla dalıp evlenme teklif etti ahahaahha
Bölümden çıkarılacak çok ders var.
Öncelikle: Kuzey çıtayı çok yükseltti beyler, tehlikenin farkında mısınız? Artık "ben öyle bir adam değilim, romantik değilim" leri yemeyeceğiz. Zira istendiği zaman olunuyormuş, gördük.

Sahnenin bu kadar olay yaratmasında, bekleniyor olmasının yanı sıra, Öykü Karayel'in samimi oyunculuğunun büyük payı olduğunu düşünüyorum. Yani hangi kız onun yerinde olsa aşşağı yukarı aynı tepkisizlikle, kelimeler olmaksızın gözleriyle.. Yok lan ben bi an düşündüm de ben ağlamaya başladığım zaman ağzım burnum yer değiştiriyor, götüme benziyorum. Öyle güzel ağlayabilen kaç kadın var allaasen? Makyajı bile bozulmadı ahahah
Ya neyse işte, sağlam oyunculuğu diyorum, çok güzel olmuş Öykü'nün.
Ha bi de şey bence, Kuzey'in "Bu sefer ayı gibi sormadım, adam gibi sordum." demesi de olayı daha tatlı bir hale getirdi.

E en nihayetinde, herkesin, "ben evlenmiycem ki"cilerin bile evlenemeyecek olsalar bile(!), bir teklif hayali vardır.
-Ben evlenmiycem ama bana zeplinde evlenme teklif etsinler istiyorooom. O teklif etsin yeter ki, ben zaten hayır dicem!
Te allam.
Neyse. Bu kadar evlilik mevzusu yeter.
---

52 kilo oldum, ayık olun! 
Hedef 55, kaldı 3!

Bu aralar bok gibi geçiyor günlerim, çok şükür.
Bir süre basından gizlemek zorunda kaldığım bir olaydır ki, babama söyledikten sonra artık alnıma neon tabela bile asabilirim, BİRİNE ARKADAN ÇARPTIM!
Olur böyle şeyler trafikte tabi ama hayatımda ilk defa olmasını geçtim, "babamın arabasıyla" yapınca  kazayı, oldum size YUSUF YUSUF!
Evet kadın şoförün kullandığı bir araca çarptım, kadın olması bile suçun tamamen ona ait olmasını gerektiriyor( benim memem yok  çünkü) Ayrıntıları yazmıycam, sonuçta arkadan çarpan benim, suçlu da ben oluyorum. 
Çarptığım günün ertesi gün araba hazırdı.
Öyle bir çemkiriyorum ki insanları " babam beni evlatlıktan reddedecek ulan!" şeklinde. Adamlar arabayı nasıl yaptklarını bilmiyorlar. 
E biran önce benden kurtulmak istedikleri gerçeğini göz ardı etmiyoruz.
Babam tabi ki hiç bi şey anlamadı, yaptırıp gittim yanına.  İtiraf ettim, olayı anlattım. Masal dinler gibi beni dinliyordu, sonra bir anda ayılıp "BENİM ARABAYLA MI KAZA YAPTIN?!" dedi.

Yok babacım, garajımda ferrari var, hobi olsun diye haftasonları senin arabanı senden alıp dünyanın en çekilmez kaşarlarının kullandıkları arabalara çarpıyorum.
Neyse.
Elbette azar işittim.
Yapıcak bir şey yok.. 

Amaaa denize girdim!
:}
Bu iyi bi şey.
Klasik inanç, denize dökmek tüm cenabetliği.
Su soğuktu, belki ondan olmadı.
Olsun, tekrar deneriz.
Bir de dişçilerde sürünme derdim bitse,spora yazılsak, biraz nefes alsak, biraz Sıla dinlesek.

  © Her saçmalık kendi hayatımda yaşanmıştır.

Bundan sonra hep böyle Eyvallah