21 Aralık \ Siyah Beyaz Güller
hey taxi!
12 ye 5 kala orda olmalıyım!
Buca' dan yetiştim, 12 ye 5 kala Göztepe Köprüsünün ordaydım. 2 şişe bira ile. Oturdum, mp3 ü kulağıma taktım, Sertab'tan "bir varmışım bir yokmuşum"u açtım..
Bir de sigara yaktım..
Hava, yumuşacıktı, ama belli inmeye hazırlanıyordu :} Şarkıdaki arpej, içimi gıdıklıyordu.
-Ben nice depremler gördüm, kolay kolay yıkılmam!
Dünya gözü ile derler ya, şehrime baktım, denize daldım.. Doğum günüme henüz girmediğimi biliyordum!
Aklımdan bir sürü şey geçiyordu.. O kadar dengesiz şeylerdi ki, yapmam gerekenler, aramam gerekenler, yatırılacak faturalar, temizlenecek mutfak, 93 senesi, yeni çıkan forma.. Saçma saçma.. Kesildi bir anda sonra her şey. Geçmedi aklımdan hiç bir şey. Şarkıyı duydum o an;
-Bir varmışım, bir yokmuşum..
Telefonum çaldı. Kim olduğunu biliyordum!
-iyi ki doğğğğdduuunoooaaaan iiireeeeğğğeeem!
-beste allahsız bağırma nolur lan tamam yarım saate gelicem valla sus nolur travesti sesli!
-dur anneme vericem..
Şu hayatta sahip olduğum en güzel şeyim onlar benim. Beni doğuran kadın ve beni doğuran kadının doğurduğu küçük kız. O kadar gerçek "iyi ki" dediler ki, gözlerim o an doldu :}
Sonra ard arda geldi telefonlar, mesajlar..
Teyzem, Duygum, Narkotik, Didem ve aklıma şu dakika gelmeyen insanlar..
ve mesajlar..
20 dakika kadar kapatamadım telefonu. Sevilmek güzel bir şey, hayırlı olmak daha güzel.
Ayaklarımı denize doğru sallayıp, ikinci biramı içerken, sigaramı yakmak için, çakmağı aradım.
Elime geldi, Maça Ası.
Tam sigarayı yaktım, rüzgar söndürdü.
Bir daha yaktım, bir daha söndürdü.
Sonra mesaj geldi.
Çakmağın sahibinden.. "iyi ki doğdun be irem.." le başlayan bir mesaj.
Sevdiklerimle mutlu olmamı dileyen bir sona sahip bir mesaj.
Dediğini o an yapmak istedim.
Sigaramı yaktım, çakmağı denize attım..
Derinlere gitmesi çok kısa sürdü.
Maça Asını boğdum.
-Aslında bu kadar da kırılgan değildim, kendi yarattığım düşmanlara yenildim.
:}
Ayı aradı gözlerim.
Boz ayı değil bea, hani şu bilmem kaç sene önce tutulan ve bundan kaç sene sonra tekrar tutulacak olan ay.
Kafamı kaldırmam ile yağmur başladı zaten..
Ve doğum günüm de bitti zaten...
Bu kız kaçar yani :}
Ha niye 2 bira? Çişim geliyor arkadaş! nereye yapıcam sahilde?
Bi koşu eve gelip kimseye sarılmadan işemem de çok manidardı evet :}
Ölümüne iyi ki doğdun yazmış insanlar facebook tan. Oha! dedim, ne çok sevenim varmış arkadaş:}
Çayımı koydum.
Geçtim bilgisayar başına.
Üniversiteden kendini bilmeyen, işi gücü olmayan iki arkadaş video yapmışlar! Utanmadan face'e koymuşlar bir de! Arkada da Erhan Güleryüz!
Noluyoruz dedim, iyi ki doğdun dediler, e tamam o zaman dedim :}
Emre ve Orhan'a öpücükler burdan.. Ayrıca Ankara'da askerliğini yapmakta olan arkadaşım Uğur'a da burdan selam yolluyorum!
ahahahah :}
Kutlamalara teşekkür mesajı yazdım, geyikler döndü, şirin samimi bir gece.
Gün içinde ise idda ettiğim gibi hiç bir şey yap ma dım!
:}
Sabah uyandım, annemi okula uğurladım, iyi ki beni doğurdun canım annem diye öptüm. Ha bu arada annemin kardeşi olan Nilüfer Aksoy( teyzem olur kendüsü), dün telefonu kapatırken, annemin "a*****ndan" öptüğünü söyledi! Oha dedim, yaratıcı Oğlak burcu budur işte! Ne de olsa ordan geldim değil mi!
ashduashdas :}
Sonra çay sigara.. Ne de olsa içebileceğim son gün! Beste camışı uyandı allahtan. Hazırlandık, annemin şeyinden öpen teyzemin yanına bir gittik. Sonra geri geldik eve.
2 saat dışardaydım.
Ben yokken eve gelen Yurtiçi Kargo çalışanlarının fenevli olduğuna inanıyorum!
Fakat ben eve geldim ki, bana kargo değil gayet KOLİ GELMİŞ!
Hani kargo dediğin poşette falan geliyor arkadaş, bu 55 ekran televizyonun sığacağı kadar büyük!Bi kaç saniyelik şok atlattıktan sonra( anne bu mu? kargo "bu" mu? bu kargo benim mi?) korkarak gittim yanına..
Önce elime "kartal yuvası"ndan gelen bir paket geçti.
Sonra kitap olduğunu kavradığım bir paket daha.
Ve sonrada hayvanlar gibi bi paket daha!
Sakince açıyorum.. İnönü'nün altında ki kartal yuvasından gelen bir adet atkı! Gülebilirsiniz bana, mesela allah baba gülmek yerine ağzıma sıçacak, ama benim için ordan çıkıp haneme giren her şey kutsal!
Napabilirim:\ Böyle seviyorum bu takımı :\
Kitap.. Açıcam ama, Beste ile göz gözeyiz, bakışları ile hassiktir çekti, Ateşle Oynayan Kız ise kahrolucaktı. Ama içinden bir adet mektup ve "Cariyenin Kızı Mihrimah" çıktı :}
Kaldı geriye o hayvani paket.
Beyaz güzel bir paket ve kurdela ile karşımda. Zarifçe kurdelayı çözdüm, ama paket açılmıyor delirejem! -Anne! Şu çekmeceden tırnak makasını ver! - Hayır anne makas getirmek için mutfağa gidişini bekleyemem!
Açtım..
Sandık!
İçinden sandık çıktı.
Elimi attım, nemli!
Aha dedim, içinde şişe ile alkol falan vardı herhalde, kırdılar döküldü!
Alakası bile yokmuş.
İçinde güller vardı..
Siyah-Beyaz...
Evet bir daha yazıyorum, içinde siyah beyaz güller vardı.. Çöküverdim olduğum yere. Mal mal kaldım.
Ne tepki verilir ki!
Ellerime aldım.. Mis gibi de bir koku...
Gözlerim doldu.
:}
Sonra mektubu okudum.. okudum.. okudum.
Sonra o yavşak adi geri zekalı şerefsizi arayıp ağzıma gelen küfürleri saydım :}}}
Ya ben ne diyeyim, napayım seni ha ?
Normal bir gün gibi geçmesi için elimden geleni yapıyordum işte, ne gerek vardı bana böyle bi süpriz yaşatıp mutlu edip götümü kaldırıyorsun yaa!
Napıcam çocuk ben seninle??
İyi ki tanıştık, iyi ki hayatıma girdin.. Sanırım rahatlıkla seni çok sevdiğimi söyleyebilirim.
Çok seviyorum seni, iyi ki varsın!!
En kıymetlisi mektubun, sonra güllerin.. Bundan 7 sene önce almıştım son gülümü.. Bunlar ondan da kıymetli! Daha kıymetlisi de olamaz!
Ya işte böööööööööööyle şımartılıyorum, ondan sonra vay efendim formspringte sıkıştırılmalar, yok o kızın götü kalkık demeler.
Alaaakası yok arkadaşım! Beni böyle adi insanlar bu hale getiriyor :}
Uf.. Ne biçimde güzel kokuyor odam şu an :}
Bu krizi atlattıktan sonra, dizimi izledim. Kalanını demek daha doğru olur :P Kızlar, ben, evim.. Huzur.
Teşekkür ederim.
Hayatıma giren herkese, yaşanmış her şeye.. Yaş alıyorum, sizinle :}
not: fenev gol gol 30 sene oluyor!
not2: 29 sene mi oldu ohaaaaaaaaaa feneeeevvbahçeee!!!!
12 ye 5 kala orda olmalıyım!
Buca' dan yetiştim, 12 ye 5 kala Göztepe Köprüsünün ordaydım. 2 şişe bira ile. Oturdum, mp3 ü kulağıma taktım, Sertab'tan "bir varmışım bir yokmuşum"u açtım..
Bir de sigara yaktım..
Hava, yumuşacıktı, ama belli inmeye hazırlanıyordu :} Şarkıdaki arpej, içimi gıdıklıyordu.
-Ben nice depremler gördüm, kolay kolay yıkılmam!
Dünya gözü ile derler ya, şehrime baktım, denize daldım.. Doğum günüme henüz girmediğimi biliyordum!
Aklımdan bir sürü şey geçiyordu.. O kadar dengesiz şeylerdi ki, yapmam gerekenler, aramam gerekenler, yatırılacak faturalar, temizlenecek mutfak, 93 senesi, yeni çıkan forma.. Saçma saçma.. Kesildi bir anda sonra her şey. Geçmedi aklımdan hiç bir şey. Şarkıyı duydum o an;
-Bir varmışım, bir yokmuşum..
Telefonum çaldı. Kim olduğunu biliyordum!
-iyi ki doğğğğdduuunoooaaaan iiireeeeğğğeeem!
-beste allahsız bağırma nolur lan tamam yarım saate gelicem valla sus nolur travesti sesli!
-dur anneme vericem..
Şu hayatta sahip olduğum en güzel şeyim onlar benim. Beni doğuran kadın ve beni doğuran kadının doğurduğu küçük kız. O kadar gerçek "iyi ki" dediler ki, gözlerim o an doldu :}
Sonra ard arda geldi telefonlar, mesajlar..
Teyzem, Duygum, Narkotik, Didem ve aklıma şu dakika gelmeyen insanlar..
ve mesajlar..
20 dakika kadar kapatamadım telefonu. Sevilmek güzel bir şey, hayırlı olmak daha güzel.
Ayaklarımı denize doğru sallayıp, ikinci biramı içerken, sigaramı yakmak için, çakmağı aradım.
Elime geldi, Maça Ası.
Tam sigarayı yaktım, rüzgar söndürdü.
Bir daha yaktım, bir daha söndürdü.
Sonra mesaj geldi.
Çakmağın sahibinden.. "iyi ki doğdun be irem.." le başlayan bir mesaj.
Sevdiklerimle mutlu olmamı dileyen bir sona sahip bir mesaj.
Dediğini o an yapmak istedim.
Sigaramı yaktım, çakmağı denize attım..
Derinlere gitmesi çok kısa sürdü.
Maça Asını boğdum.
-Aslında bu kadar da kırılgan değildim, kendi yarattığım düşmanlara yenildim.
:}
Ayı aradı gözlerim.
Boz ayı değil bea, hani şu bilmem kaç sene önce tutulan ve bundan kaç sene sonra tekrar tutulacak olan ay.
Kafamı kaldırmam ile yağmur başladı zaten..
Ve doğum günüm de bitti zaten...
Bu kız kaçar yani :}
Ha niye 2 bira? Çişim geliyor arkadaş! nereye yapıcam sahilde?
Bi koşu eve gelip kimseye sarılmadan işemem de çok manidardı evet :}
Ölümüne iyi ki doğdun yazmış insanlar facebook tan. Oha! dedim, ne çok sevenim varmış arkadaş:}
Çayımı koydum.
Geçtim bilgisayar başına.
Üniversiteden kendini bilmeyen, işi gücü olmayan iki arkadaş video yapmışlar! Utanmadan face'e koymuşlar bir de! Arkada da Erhan Güleryüz!
Noluyoruz dedim, iyi ki doğdun dediler, e tamam o zaman dedim :}
Emre ve Orhan'a öpücükler burdan.. Ayrıca Ankara'da askerliğini yapmakta olan arkadaşım Uğur'a da burdan selam yolluyorum!
ahahahah :}
Kutlamalara teşekkür mesajı yazdım, geyikler döndü, şirin samimi bir gece.
Gün içinde ise idda ettiğim gibi hiç bir şey yap ma dım!
:}
Sabah uyandım, annemi okula uğurladım, iyi ki beni doğurdun canım annem diye öptüm. Ha bu arada annemin kardeşi olan Nilüfer Aksoy( teyzem olur kendüsü), dün telefonu kapatırken, annemin "a*****ndan" öptüğünü söyledi! Oha dedim, yaratıcı Oğlak burcu budur işte! Ne de olsa ordan geldim değil mi!
ashduashdas :}
Sonra çay sigara.. Ne de olsa içebileceğim son gün! Beste camışı uyandı allahtan. Hazırlandık, annemin şeyinden öpen teyzemin yanına bir gittik. Sonra geri geldik eve.
2 saat dışardaydım.
Ben yokken eve gelen Yurtiçi Kargo çalışanlarının fenevli olduğuna inanıyorum!
Fakat ben eve geldim ki, bana kargo değil gayet KOLİ GELMİŞ!
Hani kargo dediğin poşette falan geliyor arkadaş, bu 55 ekran televizyonun sığacağı kadar büyük!Bi kaç saniyelik şok atlattıktan sonra( anne bu mu? kargo "bu" mu? bu kargo benim mi?) korkarak gittim yanına..
Önce elime "kartal yuvası"ndan gelen bir paket geçti.
Sonra kitap olduğunu kavradığım bir paket daha.
Ve sonrada hayvanlar gibi bi paket daha!
Sakince açıyorum.. İnönü'nün altında ki kartal yuvasından gelen bir adet atkı! Gülebilirsiniz bana, mesela allah baba gülmek yerine ağzıma sıçacak, ama benim için ordan çıkıp haneme giren her şey kutsal!
Napabilirim:\ Böyle seviyorum bu takımı :\
Kitap.. Açıcam ama, Beste ile göz gözeyiz, bakışları ile hassiktir çekti, Ateşle Oynayan Kız ise kahrolucaktı. Ama içinden bir adet mektup ve "Cariyenin Kızı Mihrimah" çıktı :}
Kaldı geriye o hayvani paket.
Beyaz güzel bir paket ve kurdela ile karşımda. Zarifçe kurdelayı çözdüm, ama paket açılmıyor delirejem! -Anne! Şu çekmeceden tırnak makasını ver! - Hayır anne makas getirmek için mutfağa gidişini bekleyemem!
Açtım..
Sandık!
İçinden sandık çıktı.
Elimi attım, nemli!
Aha dedim, içinde şişe ile alkol falan vardı herhalde, kırdılar döküldü!
Alakası bile yokmuş.
İçinde güller vardı..Siyah-Beyaz...
Evet bir daha yazıyorum, içinde siyah beyaz güller vardı.. Çöküverdim olduğum yere. Mal mal kaldım.
Ne tepki verilir ki!
Ellerime aldım.. Mis gibi de bir koku...
Gözlerim doldu.
:}
Sonra mektubu okudum.. okudum.. okudum.
Sonra o yavşak adi geri zekalı şerefsizi arayıp ağzıma gelen küfürleri saydım :}}}
Ya ben ne diyeyim, napayım seni ha ?
Normal bir gün gibi geçmesi için elimden geleni yapıyordum işte, ne gerek vardı bana böyle bi süpriz yaşatıp mutlu edip götümü kaldırıyorsun yaa!
Napıcam çocuk ben seninle??
İyi ki tanıştık, iyi ki hayatıma girdin.. Sanırım rahatlıkla seni çok sevdiğimi söyleyebilirim.
Çok seviyorum seni, iyi ki varsın!!
En kıymetlisi mektubun, sonra güllerin.. Bundan 7 sene önce almıştım son gülümü.. Bunlar ondan da kıymetli! Daha kıymetlisi de olamaz!
Ya işte böööööööööööyle şımartılıyorum, ondan sonra vay efendim formspringte sıkıştırılmalar, yok o kızın götü kalkık demeler.
Alaaakası yok arkadaşım! Beni böyle adi insanlar bu hale getiriyor :}
Uf.. Ne biçimde güzel kokuyor odam şu an :}
Bu krizi atlattıktan sonra, dizimi izledim. Kalanını demek daha doğru olur :P Kızlar, ben, evim.. Huzur.
Teşekkür ederim.
Hayatıma giren herkese, yaşanmış her şeye.. Yaş alıyorum, sizinle :}
not: fenev gol gol 30 sene oluyor!
not2: 29 sene mi oldu ohaaaaaaaaaa feneeeevvbahçeee!!!!





