-The Pursuit of Happyness


3 tane kız çocuğu girdi dükkana. Kıkırdamaları ve oturmamış kıvrımlarıyla yaşları; gözlerinde parlayan aşk parıltılarından aşık oldukları ve romantik komedi isteyeceklerini anlamam bi kaç saniyemi almıştı.

Benden bir kaç romantik komedi tavsiye etmemi istediklerinde, ben çoktan filmlerin olduğu yöne yönelmiş, sadece hangi filmi verip, onları göndersem de kitabıma dönsem diye iç geçirmiştim.

Bi kaç dakika sonra onları serbest bıraktım. Kendi aralarında filmleri izlediklerini\izlemediklerini söyleyip, filmle ilgili yorumlarda bulunuyorlardı. İçlerindenbir tanesi :

-Aaaa bu filmi izlediniz mi? Çok güzel bu!, diye ciyakladı.
-Biliyorum ben bunu yaa, oğluyla tuvalette fln yatmak zorunda kalıyordu, parasız pulsuz kalıyordu, elinde o çantası vardı hep ama hiç vazgeçmiyordu falaaan..

Will S.' in "Umudunu Kaybetme" filminden bahsediyorlardı.

Bundan bile nasıl geliyor bu çocuk aklıma!!

Yemin ederim, aklım normal insanların ki gibi çalışmıyor. Ben ki evden kaçmanın verdiği huzurla "az kafa dinler, içer ve aralığa kadar daha az düşünürüm onu" düşünceleri arasında kendimi bornovaya sürmüşken, en ufak bir şeyde nasıl hala aklıma geliveriyordu bu çocuk?

Of.

Bi doktor olsa da kalbimi aldırsam.

Bu şehir bana dar.
Biletimi aldım.
Ankara'ya.
Gece 1.
Hem bana ihtiyacı var, hem benim ona.
10210.

06.

:*

  © Her saçmalık kendi hayatımda yaşanmıştır.

Bundan sonra hep böyle Eyvallah