-Veda
..
Aslında öyle bir psikolojide olmam gerekirdi ki.
Olamadım.
İstemediğim bir şeydi.
Hayatta sahip olduğum maneviyatımdan güç alırken ben, o daha kelimenin anlamını bilmediği için, cümleyi anlayamadı.
Saçmaladı.
O an, zaten bi şey oldu.. Yine ayaklarım kesildi yerden.
Yukardan ikimize baktım.
Renklerimizi gördüm tekrar.
Aşşağıda saçmalasını dinliyor, yukardan ikimizi izliyordum.
Ve gördüm.
Zayıftı.
Dillendirdiği gibi kalbi de değil sadece, bizzat zayıf.
Ve anladım.
Sebepsizce.
Onun hayatında olmam demek, benim düşündüğüm ve istediğim şekilde, ona destek olmaktı. Bir gün bir mezarın soğuk taşını okşarken sıcak ellerim, "sadece burda yapılcak bir şey yok" demiştim.
Neden ona yardım etmek istiyordum?
Belki bir süre; gözümün önünde inandığı şeyleri kendi kendine yok edişine ve tüketişine şahit olduğum içindir.
Belki ona olan borcumu bu şekilde ödeyebileceğim içindir.
Belki gerçekten hayatımda olan her insanı bir parça güzelleştirdiğim için, onda da aynısını yapmak istemem, kendi egomdur.
Belki de sadece eski sevgilim diyedir. Kim bilir. Bildiğim bir kaç şey vardı, dün gece emin oldum.
O kadar güzel bir insana dönüştürdü ki hayat beni, kimseye bu beden asla varolduğu için rahatsızlık vermedi. Nasıl bir iç huzur ve şımarma tanrım :}
Ben, yalan söylediğini onun yüzüne vururken gülümsedi.
"Eh yani biliyordum ki ben yalan söylediğini" vurgusu verdirti, kurduğum;
"Hayatında olmamdan rahatsız olduğunu söyleyip, ama rahatsız olmayan, ama bana öyle lanse eden bir insanın hayatında olmak gibi bi yüzsüzlük yapmadım ben hiç." cümlesine.
Onu bile anlamayacak kadar sığ bir insan gördüm.
Giden birisine hayatta iyi dilekler dilemeyi bilmeyen, hepsini geçtim ;
"Bir insanın gerçekten gidebileceğine" inanmayan bir insan gördüm.
Bir de romantik düşlerini, benim süslemediğimi söyleşine güldüm çok sonra, o görmedi.
:)
Neden bir insanın düşlerine pay edeyim ki kalbimi, daha iyisini yaşatmak varken?
Kalkmasını bile istemedim.
Hayatında yoktum, gidişim bir veda olamazdı. Zaten hiç gelmemiştim aslında.
Bir ara kokusu geldi buram buram, çektim içime, lezizdi.
Bana yollar gözüktüğünde, içimden çok güzel şeyler istedim onun için. Orjinal beddualarımın yanında, bir de dua' vardır, en içimden gelen;
"İstediği ne varsa, kalbinden geçtiği anda olsun, kana karışan hava gibi"
İçim acıyor mu?
Evet.
Ağladım mı?
Hayır.
Özleycek miyim?
Bir süre evet.
İyi mi yaptım?
Apsuulittliğ!
Gelir gelmez eve, direkt bir demet tiyatro sonrası yattım, olaki gün içinde aldığım alkol yetmezmiş gibi, gece gece dolapta duran buz gibi efesler beni ağlatır diye.
Sabah zaten haşlanmış ot suyum hazır halde güne başlayınca, her şey yerli yerine oturdu dedim.
:yiğeniniçaykoklatarakuyandıranteyzeleribaştacıyapansmile:
Sesini açtı şarkının, tek kelime sormadı zaten bana.Çılgınlar gibi salonda dans etmeye başladık. Popolarımızı sallarken : " aa senin de belinde iki tane gamze var benim gibi!" dedi, sonra şarkının sesini biraz daha açtı, biz de eşlik ettik.
"Üzeni yolllaa isterse dönnnsüüün sonraa sallaaaa ardınaaa bakma asslaaa.."
Salla diye bağırırken ki "kasımpaşa" hareketimiz ise görülmeye değerdi.
Buhransız bir dosya kapanışı oldu bu defa benim için.
Ya içim ölüyor yavaş yavaş, yaşlandığımdan;
Ya da kaydadeğer değilmiş, gözümde büyüttüğüm kadar..
ohhh....
:}
Aslında öyle bir psikolojide olmam gerekirdi ki.
Olamadım.
İstemediğim bir şeydi.
Hayatta sahip olduğum maneviyatımdan güç alırken ben, o daha kelimenin anlamını bilmediği için, cümleyi anlayamadı.
Saçmaladı.
O an, zaten bi şey oldu.. Yine ayaklarım kesildi yerden.
Yukardan ikimize baktım.
Renklerimizi gördüm tekrar.
Aşşağıda saçmalasını dinliyor, yukardan ikimizi izliyordum.
Ve gördüm.
Zayıftı.
Dillendirdiği gibi kalbi de değil sadece, bizzat zayıf.
Ve anladım.
Sebepsizce.
Onun hayatında olmam demek, benim düşündüğüm ve istediğim şekilde, ona destek olmaktı. Bir gün bir mezarın soğuk taşını okşarken sıcak ellerim, "sadece burda yapılcak bir şey yok" demiştim.
Neden ona yardım etmek istiyordum?
Belki bir süre; gözümün önünde inandığı şeyleri kendi kendine yok edişine ve tüketişine şahit olduğum içindir.
Belki ona olan borcumu bu şekilde ödeyebileceğim içindir.
Belki gerçekten hayatımda olan her insanı bir parça güzelleştirdiğim için, onda da aynısını yapmak istemem, kendi egomdur.
Belki de sadece eski sevgilim diyedir. Kim bilir. Bildiğim bir kaç şey vardı, dün gece emin oldum.
O kadar güzel bir insana dönüştürdü ki hayat beni, kimseye bu beden asla varolduğu için rahatsızlık vermedi. Nasıl bir iç huzur ve şımarma tanrım :}
Ben, yalan söylediğini onun yüzüne vururken gülümsedi.
"Eh yani biliyordum ki ben yalan söylediğini" vurgusu verdirti, kurduğum;
"Hayatında olmamdan rahatsız olduğunu söyleyip, ama rahatsız olmayan, ama bana öyle lanse eden bir insanın hayatında olmak gibi bi yüzsüzlük yapmadım ben hiç." cümlesine.
Onu bile anlamayacak kadar sığ bir insan gördüm.
Giden birisine hayatta iyi dilekler dilemeyi bilmeyen, hepsini geçtim ;
"Bir insanın gerçekten gidebileceğine" inanmayan bir insan gördüm.
Bir de romantik düşlerini, benim süslemediğimi söyleşine güldüm çok sonra, o görmedi.
:)
Neden bir insanın düşlerine pay edeyim ki kalbimi, daha iyisini yaşatmak varken?
Kalkmasını bile istemedim.
Hayatında yoktum, gidişim bir veda olamazdı. Zaten hiç gelmemiştim aslında.
Bir ara kokusu geldi buram buram, çektim içime, lezizdi.
Bana yollar gözüktüğünde, içimden çok güzel şeyler istedim onun için. Orjinal beddualarımın yanında, bir de dua' vardır, en içimden gelen;
"İstediği ne varsa, kalbinden geçtiği anda olsun, kana karışan hava gibi"
İçim acıyor mu?
Evet.
Ağladım mı?
Hayır.
Özleycek miyim?
Bir süre evet.
İyi mi yaptım?
Apsuulittliğ!
Gelir gelmez eve, direkt bir demet tiyatro sonrası yattım, olaki gün içinde aldığım alkol yetmezmiş gibi, gece gece dolapta duran buz gibi efesler beni ağlatır diye.
Sabah zaten haşlanmış ot suyum hazır halde güne başlayınca, her şey yerli yerine oturdu dedim.
:yiğeniniçaykoklatarakuyandıranteyzeleribaştacıyapansmile:
Sesini açtı şarkının, tek kelime sormadı zaten bana.Çılgınlar gibi salonda dans etmeye başladık. Popolarımızı sallarken : " aa senin de belinde iki tane gamze var benim gibi!" dedi, sonra şarkının sesini biraz daha açtı, biz de eşlik ettik.
"Üzeni yolllaa isterse dönnnsüüün sonraa sallaaaa ardınaaa bakma asslaaa.."
Salla diye bağırırken ki "kasımpaşa" hareketimiz ise görülmeye değerdi.
Buhransız bir dosya kapanışı oldu bu defa benim için.
Ya içim ölüyor yavaş yavaş, yaşlandığımdan;
Ya da kaydadeğer değilmiş, gözümde büyüttüğüm kadar..
ohhh....
:}
Etiketler:
memin,
veda,
yeni bir başlangıç



