acıtır ama acımaz.. tıpkı zaman gibi.
Merak ediyorum, babam acaba, kanal d de başlayan, öyle bir geçer zaman ki adlı diziyi izliyor mudur.. İzleyip, kendi rakısını, çocuklarını eşini, kendini görüyor mudur..
ben gördüm.
evin oğlu ve büyük kızında kendimi gördüm, isyanlar, baş kaldırışlar.. hepsi anne sevgisi dolu.
evin küçük çocuğu.. ah o çocuğu bana verseler keşke..
hatırlarım, sofrada babam beni azarladığında;
gözlerim dolar,
boğazıma bir yumru düşerdi.bir de üzerine inatla "ye yemeğini" derdi, kaşlar çatık, her an bir kere daha bağırmaya hazır..
şu hayatta boğazında o yumru ile o lokmayı yutmak kadar zor bir şey yoktur..
osman gibi, yutmaya çalışırdım bende..
berrin gibi, karşılığı ne olursa olsun, sesimi yükseltmeyi ve mete gibi, masaya vurmayı öğrendim yumruğumu.
bu dizi, her hafta salı günü amımakoyar anlayacağınız.. ağla ağla açılırım tabi :}
işi bırakalı 1 hafta oldu, ev kadını moduma girmek çok zor olmadı.
sabah kalk, "ilacını iç" önce, çay+sigara, temizlik, çamaşır bulaşık.. yemek!
özlemişim evimi, ailemi, evimde vakit geçirmeyi. ve biliyorum ki bu beni iki hafta daha götürür. sonra işe güce başlıycam yine..
fenev derbisi ile yazı yazmıyorum bu defa. allahın ezikleri, rezilleri yani. ben kendi takımıma bakarım, zorlu deplasman, 1 puan. susup oturtur beni.
o değil de, Didem'i istediler :}
Canım benim.. Benim asla büyüyemeyeceğim kadar büyüdü ve, gelinlik kız oldu.
ben de depresyona girebilirim artııııııık!
asduasdsadas
ya kaç senedir çıkıyordunuz, ne gerek var masraf nişan düğün ev fln.. çıkmaya devam etseydiniz ya salak bebeler!
sesi titriyordu anlatırken, sağlık sebeplerimden ötürü, kaanın kahvesine tuz biber dökerken, yanında değildim ama vekilimi yolladım!
bense bu gün, kendimle ilgili yazmak istemiyorum, zamanın tecavüzüne razı bi halde, izliyorum hayatı.
bir de rakı içesim var ki bu günlerde.. bir büyük devirsem, kendim ile birlikte..
öyle bir geçer zaman ki demek istiyorum..
"acıtır ama acımaz.. tıpkı zaman gibi"



